-
Editörden
-
Editör'den... (2026, Cilt:11 Sayı:1)
Cevher Elgin & Ezgi Duman
“Kriz, tam olarak,
Eskinin öldüğü ve yeninin doğamayacağı olgusuyla ilişkilidir:
Bu fetret devrinde farklı türden çok sayıda
Marazi fenomen gerçekleşmektedir.”
Antonio Gramsci, “Hapishane Defterleri: Defter 3, Madde 34”
Türkiye’de yaşayanların kolektif hafızasında, dönemin başbakanının yaptığı çıkışla yer eden Dünya Ekonomik Forumu’nun (yerleşik adıyla Davos) bu sene yapılan toplantısı yine bir başbakanın sözleriyle gündeme oturdu. Belçika’nın muhafazakâr Başbakanı Bart De Wever, ABD ile Avrupa arasında Grönland üzerinde sürdürülen sömürü mücadelesine ilişkin değerlendirmelerini, İtalyan Marksist Antonio Gramsci’ye atfedilen “Eski ölürken yeni henüz doğmamışsa, canavarlar çağı yaşanır.” sözüyle bitirdi. Gramsci’ye sıkça atfedilen bu söz, kendisinin külliyatında bulunmuyor. Ancak biz, bu sözün kendisinden türetildiği halini, yani yaygın kullanılan versiyonların kaynağını bu sunuşa epigraf yapmak istedik. Neticede kriz anları, eskinin tükendiği ve yeniye dair bir umudun yeşermediği fetret dönemleri, marazi fenomenlerin vuku bulduğu dönemlerdir ve Gramsci’nin perspektifine göre bu dönemler -yaygın kullanımda olduğu gibi- tam olarak bir canavarlar çağı değildir. Aynı maddede belirtildiği üzere, kriz dönemleri, geleneksel ideolojilerden bir kopuşun gerçekleştiğini ve geniş kitlelerin daha önce inandıklarına artık inanmadıkları anlamına gelir ve Gramsci’ye göre “buradan tarihsel materyalizmin öngörülemez bir genişlemesi için çok daha elverişli koşulların yaratılıyor olduğu sonucuna varılabilir”.
Tam metin için tıklayınız. (PDF)
Künye ve içindekiler için tıklayınız. (PDF)
Sayının tamamı için tıklayınız. (PDF)
Arşiv 2026/Cilt:11 Sayı:1
